Millward Brown’s Futures Group tarafından yayınlanan 2011 Dijital Tahmin raporunda 2011 için öngörülen dijital eğilimler belirlendi. Rapora göre son yıllarda giderek artan sosyal medya kullanım ve etkileşimi 2011 yılında da etkinliğini koruyacak. Bu da markaları çoklu çevrimiçi ortamlarda yer almaya yönlendirecek.
Rapora göre belirlenen 10 trend ise şöyle:
1. Giderek yaygınlaşan sanal alışverişte eksik olan gerçeklik hissini arttırmak için markalar global olarak, arttırılmış gerçeklik gibi yeni teknolojiler kullanma eğiliminde olacaklar.
2. İnteraktif özellikleri sayesinde sosyal medya sitelerine bağlanabilen reklamların ilgi çekici reklamların kullanılmasıyla birlikte çevrimiçi – sanal teşhirde kullanılan görsel formatlar değişmeye devam edecek.
3. Dijital pazarlama kampanyalarının planlanmasında, sanal ortamlarda hızla yayıldığı için ‘viral video’ olarak adlandırılan video paylaşımları önemli rol oynayacak. Reklam videoları aynı zamanda reklamcıların yaratıcılıklarını da zorlayacak.
4. 2011’de küresel olarak, pazarlamacıların sanal videolara yaptıkları yatırımlar artacak. Bu yatırımlar, televizyon reklamlarının yeniden tasarlanması için değil, internet için özel olarak hazırlanan ve ikna etmede daha etkin rol oynayan videolara yapılacak.
5. Mobil iletişim cihazlarının giderek artan performans özellikleri sayesinde daha fazla insan çevrim içi olacak ve pazarlamacıların mobil reklam fırsatları artacak. 2011’de mobil reklam bütçelerinin bir önceki yılı aşacağı tahmin ediliyor.
6. ‘Giriş’ anlamına gelen geo – location, tüketicilere giriş yaptıkları mağaza – sitelerde farklı deneyimler sunacak. Bu girişlerde, tüketicilere otomatik promosyon – puan kazandıran uygulamalarda da gelişmeler olacak. Çıkış işleminde de yeni uygulamalar bekleniyor.
7. Geniş bilgi kullanabilmenin bütün olumlu yanlarını değerlendiren geliştiriciler yanında, tüketiciler de Google Maps gibi uygulamaların avantajlarını keşfedecekler. Böylece görsel anlamda arama sonuçları etkinleşecek. Pazarlamacılar aramaların markalara etkisini daha fazla anlama ihtiyaç duyacaklar.
8. 2011’de de sosyal oyun kullanımı artacak ve markalar da bu alandan amaçlarına uygun gördükleri şekilde faydalanacaklar.
9. Hedef kitleye ulaşmak yolunda markalara etkin fırsatlar sunan Facebook gibi siteler yanında, ilgi alanlarına hitap eden ağlar da tüketicilerin yer aldığı ortamlar olacak, bu durum sosyal grafiklerin kullanımını da arttıracak.
10. Sanal ortamlarda, düzenleyiciler ve endüstri arasında, sanal kimlikleri oluşturan kişisel bilgi paylaşımı konusundaki savaş devam edecek ve çevrimiçi şeffaflık çerçevesi ileriye dönük olarak gelişecek.
Kaynak: www.reklam.com.tr
CNBC-E Business Dergisi’nin 10 kişilik bir jüri ile belirlediği sosyal medyayı en iyi kullanan markalar listesi açıklandı. Facebook başta olmak üzere Twitter, FriendFeed, Flickr ve markalara ait bloglar gibi sosyal paylaşım sitelerini en iyi kullanan 25 markanın içinde büyük Türk şirketleri yanında, global şirketler de yer aldı.
Sosyal medyadan en çok yararlanan şirketlerin başında “Çizginin Bu tarafına Geç” sloganıyla Nike Football yer alıyor. Marka bu sloganla yaklaşık 700 bin kişiye ulaştı ve Türkiye’nin en çok kullanıcıya sahip markası ünvanını da elde etti. Facebook ve Twitter üzerinden teknik destek de veren TTnet listenin ikinci sırasında. TTnet’in 500 binden fazla kullanıcısı var. Son dönemde yaptığı sponsorluk anlaşmaları ve reklamlarıyla ilgi çeken Türk Hava Yolları (THY) listede üçüncü sırada. Şirketin 100 binin üzerinde Facebook hayranı ve 50 binden fazla Twitter takipçisi bulunuyor.
20 civarında markası için ayrı sosyal medya faaliyetleri yürüten Ülker toplamda 500 bin civarında kişi tarafından izleniyor ve listenin 4. Sırasında. Son dönemde basketbol takımındaki isim değişikliği ile gündemde olan Efes Pilsen ise 5.sırada. Sadece şirketin değil, spor klubünün de internet sitesi, Facebook ve Twitter profilleri mevcut. Ayrıca şirket müşterilerine yönelik olarak muzikicinefes.com adlı bir site de açmıştı. Sosyal medyada hakim olan jürinin 6. sıradaki seçimi Turkcell. Şirket yer aldığı soysal medya ağı dışında, özel uygulamaları ve blogları ile de bu sıraya yerleşti. Küresel bir marka olma imajı ile pazarlama faaliyetlerini yürüten Mavi Jeans hem İngilizce hem de Türkçe profile sahip olmasıyla marka imajını pekiştiriyor. 7. sırada yer alan Mavi İngilizce profil aktivitelerini “mavijeanssocial” olarak yürütüyor. Mavi Jeans ayrıca Facebook sayfasından satış yapan dükkanı ile f – ticaret (sosyal ağlar üzerinden yürütülen ticaret) uygulaması da gerçekleştiriyor. Avea, Facebook ve Twitter yoğun olmak üzere sosyal ağları kullanıyor. Şirket haberlerini ve kampanyaları bu platformlar üzerinden takip etmek mümkün. 8. sırada yer alan Avea’nın, Avea Destek uygulaması da yenilikçi bir yaklaşım olarak göze çarpıyor. 9. Sırada dünyaca ünlü bir marka olan marka olan Starbucks yer alıyor. Türkiye’de 170 binin üzerinde hayranı olan Starbucks, dünyada da sahip olduğu 20 milyon üye ile Coca Cola ile yarışıyor. Sıralamanın ilk onundaki son marka Garanti Bankası. Şirket gerek kurumsal uygulamaları gerekse de vermiş hizmetlerle sosyal medyayı yoğun bir şekilde kullanıyor. Borsa meraklılarına göre kurgulanan Super Trader oyunu da Facebook’ta oldukça ilgi çekiyor. Şirket ayrıca farklı ürün ve hizmetleri için oluşturulmuş özel marka profillerine de sahip.
Sosyal medyayı en etkin kullanan diğer şirketlerin sıralaması ise şöyle: Oxxo, Avon Türkiye, Eti, Microsoft Türkiye, Akbank, Doğuş Oto, Favori Jewellery, Rocco/Fritolay, Kızlar Arasında/Orkid, LG Türkiye, Limango, Onur Air, P&G Prima Dünyası, Samsung Türkiye ve Pegasus Havayolları.
Twitter ve Facebook’u, pazarlama, hizmet ve satış amacıyla nasıl kullanabilirsiniz? Aşağıda sıraladığım ipuçları sayesinde bütün işletmeler, yeni bir kaynak olarak sosyal ağları kullanıp, hedef kitlelerini geliştirebilirler.
Bu ipuçlarını şu şekilde sıralayabiliriz:
1-Özel Teklifler: İnsanlar neleri okuyacakları, izleyecekleri, satın alacakları, ziyaret edecekleri konusunda karar verirken, örnek bilgilere dayalı oranları incelerler. Eğer ki teklifler onlar için çekici ise, tüketici kişisel değerlerini ve faydalarını aktaracaktır ve ne zaman ki kendini hazır ya da istekli hissederse tekliflere cevap verecektir.
2- Ismarlama: Birçok işletmeci günlük siparişleri için sosyal ağları kullanıyor. Bu yolu tercih eden işletmeler, zamandan da tasarruf ediyorlar. Bir tanıtım ve pazarlama kanalı olarak sosyal ağları kullanmanın, işletmelerin satış ve pazarlama karlılığını arttırdığı rapor edildi.
3- Sözlü Olarak Pazarlama :Moonfruit 10. Yıl dönümünü kutlamak için 11 Macbook Pro ve 10 iPad Touch’ı tanıtıma sundu. Adaylar hak kazanmak için tweet göndermek zorundalardı. Yarışmanın tamamlanmasından bir ay sonra, Moonfruit sitesinin trafiği %300, satışları da %20 oranında arttı. Şirket ayrıca arama motoru optimizasyonunun yararlarını da fark etti.
4- İletişimsel Pazarlama: Birçok işletmeci, Twitter’ı satış ve pazarlamadan ziyade, tüketicilerle iletişim ve bağlantı yolu olarak kullanıyor. Sosyal ağlar yolu ile şirket kültürü ve değerleri paylaşıldığı zaman insanlar daha fazla etkilenir ve güvenleri artar.
5- Müşteri İlişkileri: Dell ve Comcast gibi şirketler Twitter’da hizmet odaklı organizasyonlar yapıyorlar. Comcast dijital bakım başkanı, bir günde 200-300 aboneye Twitter’da yardım etmektedir. Müşteri sorularını gözden geçirirler ve olabilecek şikayetler için önlemler alırlar. Onların başarılı olmalarının anahtarı müşterilerle sohbet etmeleri ya da tavsiyeler vermeleri değil, doğru iletişim kuruyor olmalarıdır.
6- Odak Grup: Bilgelik ve yaratıcılık sosyal medyada çok yaygındır. Marka ya da pazar yeri ile ilgili görüşmelerin sıklığını ayarlama, yenilik ve uyum için bir odak grup olarak hizmet verebilir.
7-Direk Satış: Satış amaçlı olarak Twitter ve diğer sosyal medya formları kullanan şirketler, net 15 bin ve 20 bin dolar arasında ek gelir sahibi oluyor. Şirketlerin kendileri hakkında konuşmaları yeterli değildir, başkalarının onlar hakkında ne söylediği daha etkileyicidir.
8- İş Geliştirme: Twitter ile beraber bloglar-blog yorumları ve diğer sosyal ağlar, marka ve ürünler ile ilgili memnuniyetsizlik ve yayın konuşmaları ile doludur. Bir şirketteki kriz, bir başkası için fırsattır. Rakipler ile ilgili konuşulanları takip etmek, daha iyi bir servis sunmaları için faydalı olur.
9- Küratörlük: Twitter hesapları, sosyal nesneler etrafında bir karakter yaratabilir ve tanımlayabilir. Twitter’ı bir yayın kanalı olarak benimsemek, stratejik olarak kullanıldığında faydalıdır. Örneğin, Google’ın 2 milyonun üzerinde takipçisi var; ancak sadece 230’unu takip ediyor. Bu stratejiyi ‘küratörlük’ olarak adlandırabiliriz.
10- Bilgi İletişim Ağı: Küratörlerin aksine bilgi ağı, trendler, hizmetler ve çözümler ile takipçileri muhafaza eder. Bilgi iletişim ağları, takipçilerin sorunlarını, değişen planlarını ve yeni fırsatlarını takip edebilir.
11- Özel ve Markalı Kanallar: Ford Motor Twitter’da kendine özgü modelleri ve markaları hakkında bilgi paylaşımı için ayrı hesaplar kullanır. Ford’un Sosyal Medya Başkanı Scott Monty, daha önce sosyal medyada var olan tüketicilerin ortaya çıktığını teşhis etti ve ‘Müşterilere istedikleri bilgiyi tüketmeleri konusunda seçenekler sunduklarını,’ belirtti.
12- Mobil ve Coğrafi Konum Pazarlama: Yerel işletmeler, yeni işler çekmek ve belirli alandaki müşterileri belirlemek için sosyal araçları kullanıyorlar. Bu trend, bölgesel sosyal ağlar ve cep telefonu üzerinden internet erişimi ile devam edecektir.
13- İletişim Sunumu: Twitter’ın chat özelliği ve tweetleme özelliği sayesinde birçok kullanıcı dünyadaki gelişme ve olaylardan haberdar olmaktadır. İşletmeler, şirketleri ile ilgili haberleri Twitter’ın bu özelliğini kullanarak yaydıklarında daha fazla kişiye ulaşabileceklerdir.
14- Kullanıcı Tarafından Oluşan Değişim: Sosyal medya içinde küçük sosyal devrimler ortaya çıkacaktır ve eninde sonunda değişmeler olacaktır. Bu değişimleri yaratacak olanlar da kullanıcılardır. Kullanıcının değişen ihtiyaç ve taleplerini belirlemek için sosyal ağları kullanmak işletmeler için maliyetsiz ve karlı bir yoldur.
15- Satıcı İlişkileri Yönetimi: Herhangi bir müşteri, hizmet servisi departmanını aradığında ya da mail yolladığında geri dönüşüm alamazken, sosyal medya aracılığı ile ulaştığında en hızlı geri dönüşümü alır.
16- Kavrayış Yeteneği: Birçok marka sosyal medyayı, talep ve yorumları takip etmek amacıyla kullanır. Bunlar arasında IBM ve Starbucks’da vardır. Amaç sadece talepleri takip etmek değildir, aynı zamanda markanın amacını kavrayıp kavrayamadıklarını izlemektir.
17- Personel Seçme: İşverenler ve işe alanlar personel arayışlarında sosyal medyayı kullanıyorlar. Bu yolu kullanarak önemli oranlarda para ve zaman tasarrufu yapıyorlar.
18- Organizasyonlar: Organizasyonlar ve teşvikler sosyal medyada var olan uygulamalardır. İşletmeler organizasyonlarını duyurmak amacıyla sosyal medyayı kullandıkları zaman çok daha büyük bir kitleye ulaşabilirler.
19- Araştırma ve İstihbarat: Sosyal medya genellikle gözden kaçırılmış olan değerli bilgileri toparlar ve biriktirir. Birçok hizmetin yaratıcılığına, diyaloglarına, içyüzüne bir büyüteç ile bakar gibi inceler. Markalar ve işletmeler hakkında araştırma ve istihbaratı kolaylaştırmak için iyi bir yöntemdir. Sosyal medyada her şey şeffaftır.
20- Para Toplama: Sosyal medyanın hayır kurumları, sermaye projeleri ve şirketler için nasıl para topladığına dair birçok hikayeye ulaşabilirsiniz. Bu projelerin gerçekleştirilmesi için etkili olan talep değil, bilgilendirme ve eğitim yoludur.
21- Bilgeliğin Kelimeleri: Müşterileri dinlemek ve onlara yardımcı olmak konusunda sorumluluk sahibi olmak etkili bir yoldur. Rehberlik ve danışmalık hizmeti arayan müşterilere karşı yanıt vermek, onlara gerekli hizmeti sağlamak size güvenmelerini ve sizi benimsemelerini sağlayacaktır.
Kaynak: www.reklam.com.tr
ABD’nin iş dünyasına yönelik olarak yayınlanan Fast Company dergisi tarafından her yıl açıklanan yenilikçi – yaratıcı şirketler listesi yayınlandı. Bu geleneksel listenin önemli özelliklerinden birisi kazanç sağlayan iş modellerini, teknolojik alanda başarılı çıkışlar yaratan şirketleri göstermesi ve aynı zamanda da popüler eğilimler açısından belirleyici rol oynaması. İnovasyon, temelinde bilimin ve teknolojinin toplumsal ve ekonomik faydalar sağlayacak biçimde yenilenmesi anlamına geliyor. Fast Company listede yer alan şirketleri belirlerken sadece ekonomik büyüklüğüne değil, yenilikçi yaklaşımlarına, yaratıcı çalışmalarına, toplumsal girdi ve çıktılarına da bakıyor. Derginin inovasyon tanımlamasında yer alan örneklerde de bu kriterler yer alıyor. Brezilya için daha iyi bir havayolu şirketi, plastik su şişelerinden imal edilmiş bir t-shirt de inovasyona verilen örnekler arasında.
Listenin ilk 10’unda sırasıyla, Apple, Twitter, Facebook, Nissan, Groupon, Google, Dawning Information Industry, Netflix, Zynga ve Epocrates yer alıyor. Listede IBM, Burberry, Forusquare, Amazon, Pepsico, IBM, Ebay, Nike, Linkedin, Samsung, Marks & Spencer gibi şirketler de yer alıyor. Sıralamada yer alan şirketlerin ortak özelliği yenilikçi yaklaşımlara, tasarımlara açık olmaları. Gerek çalışma prensipleri gerekse de fikirler açısından kalıpların dışına çıkabilmeleri. Dergi, gelecekte dünyanın kurallarını bu listede yer alan şirketleri gibi şirketlerin koyacağını öngörüyor, dolayısıyla da bu şirketlerin değişen dünyada ayakta durmakta daha güçlü konumda olduğunu.
Listede yer alan şirketlerin içinde sosyal medya ve web üzerinde faaliyet gösterenler çoğunlukta. Bu yılın ikincisi Twitter 2010 yılı listesinde 50 sırada yer alıyordu ve popülaritesi tartışılıyordu. Bugün 10 Milyar dolar değer biçilen Twitter Facebook ve Google’ın da hedefinde. Steve Jobs’un yönetiminde birçok yenilikçi hamle gerçekleştiren Apple ise, geçtiğimiz yıl yer aldığı üçüncülüğü Facebook’a devrederek, en yenilikçi – yaratıcı şirket unvanıyla birinci sıraya oturdu. Facebook 600 milyon dolayında kullanıcı ve 40 – 50 milyar dolar civarındaki piyasa değeriyle listedeki bir diğer sosyal ağ.
Listenin dördüncüsü Japon otomotiv markası Nissan geliştirdiği elektrikli otomobil ile bu sırada yer alıyor zira Nissan’ın çevreci otomobili genel pazara hitap ediyor. Nissan’ın 2010 yılı listesinde yer almadığını da hatırlatmak gerek. Groupon bazen sunduğu teklifler yüzünden eleştiri alsa da, listede beşinci sırada.’Fırsat – indirimli kupon’ sistemiyle işleyen Groupon, pek çok siteye de ilham verdi. Şu an küçüklü büyüklü pek çok indirim – fırsat sitesi faaliyet gösteriyor. Google bu yılın listesinde altıncı olarak yer alıyor. Google Art Project, Google Weddings gibi sürekli geliştirdiği uygulamaların yanında, şirket devamlı teknoloji yeniliyor ve satın alımını gerçekleştirdiği şirketlerin kendi sistemine oryantasyonunu son derece hızlı bir biçimde gerçekleştiriyor. Dawning Information Industry (DII) listeye geliştirdiği süper bilgisayar ile girdi. Dünyanın en hızlısı da olan bu bilgisayar saniyede 2.57 katrilyon işlem yapabiliyor. Netflix listede sadece şirket değerini 9 milyar dolara çıkarmasıyla değil, aynı zamanda online film kiralama sistemini internete taşıyarak da yer aldı. Zynga sosyal oyunlar alanındaki sürekli artan kullanıcı sayısı ile Epocrates adlı sağlık sitesi de doktor ve hemşirelere verdiği anlık ilaç referanslarıyla listede yer aldı.
Kaynak: www.reklam.com.tr
Hepimiz bazen sevmediğimiz işleri yapmak zorundayız. Sevmediğimiz kitapları okumak, istemediğimiz filmleri izlemek, canımız çekmediği halde bir yemeği yemek durumundayız… Bazen… Her zaman değil…
Hayatın içinde var olmak için bazen sadece amaca hizmet etmesi gereken şeyler üretmek gerekiyor. Bir işlevi olan, bir sonucu gerçekleştiren işler… Belki çok yaratıcı değil, belki çok tutkulu değil ama işlevsel. İstediğimiz şeyleri yapmamız için bize fırsat verecek olan işlevsel işler…
Reklamcılık, birçok açıdan çok eleştirilen işlevsel mesleklerden birisi. Sürekli tüketimi pohpohlayan, insanları devamlı bir şeylere ihtiyacı olduğuna inandırmaya çalışan bir meslek. Öyle mi? Bunları yapan reklamcılar mı yoksa ekonomik sistemin bizzat kendisi mi? Tabii ki ikincisi. Ama hiç kimse de kusursuz değil ki…
- Olabilir mi peki?
- Pekala mümkün.
Hayat döngüsünün hepimize doğal olarak verdiği önemli bir hediye var; geleceği yaşayarak tecrübe ediyoruz. Sadece birazcık düşünmek gerekiyor. Biraz geriden, biraz dışarıdan, biraz uzaktan düşünmek… Varacağımız yeri her zaman doğru kestiremeyebiliriz, ama bulunduğumuz noktayı algılamamız mümkün.
Reklamın yola çıktığı nokta da bu, “bir şeyi bomboş bir zemine koymak ve ona önce yakından, ardından da farklı mesafe ve konumlardan bakmak”… İşlevini yerine getirirken her zaman nitelikli işler çıkmıyor, bu kabul edilmesi gereken bir gerçek ama her şey değişiyor. Reklamın biçimi, mecralar, uygulama şekilleri, amaçlar, iletişim, hedef, üreticiler ve tüketiciler…
Her şey ve herkes değişirken medya da değişiyor. İnsanların bizzat kendilerinin de dağıtıcı olduğu farklı medya türleri yaygınlaşıyor. İnteraktivite süreçlere dahil olabilme şansı veriyor ve artık nitelik bizzat hedef kitleler tarafından ödüllendiriliyor. Kabul ediyorum, fazla toz pembe bir tablo bu… Ama hepimizin bir umudu olmalı.
Teknoloji doğru kullanıldığı takdirde hayatımızı kolaylaştırabilen, bizlere seçme şansı veren bir araç. Görmek istediğim reklam rüyası işte tam da bu: Nitelikten yoksun içerikten şikayet ettiğimiz noktada, değerli bulduklarımızı izlemek, onlarla karşılaşmak… Neden olmasın?
Başta sosyal medya olmak üzere artık birçok konuda istediğiniz içeriğe ulaşmanız mümkün. Bu içeriklerin yayılmasına katkıda bulunabiliyorsunuz. Değişen yayın teknolojileri sayesinde artık sabitlenmiş akışa mecbur değilsiniz. Kendi zamanınıza göre içerikleri alabiliyorsunuz. İstenilmeyen birçok içerik hala yoğun olarak dolaşımda evet ama kullanma pratikleri sürekli olarak kişilere inisiyatif kullanabilme olanaklarını arttırabilecekleri şekilde geliştiriliyor. İnovasyon her sektörde olduğu gibi reklam sektöründe de önem taşıyor. Dünya çapında düzenlenen organizasyonlarda ödüllendirilen, insanların da desteğiyle dolaşıma sokulmaya değer bulunan reklam fikirleri ya da uygulamaları her zaman yenilikçi ve nitelikli işler olma özelliğini taşıyor.
Gördüğümüz bu reklam rüyasının gerçek olmaması için bir sebep yok… Kendimizden başka… Nitelikli işleri dolaşıma soktukça, onları ödüllendirdikçe bu gerçekliğe bir adım daha yaklaşacağız…
Kaynak: www.reklam.com.tr
Survivor Ünlüler – Gönüllüler yarışmasına katılacak olan isimler açıklandığı günden bu yana program merakla bekleniyordu. Henüz yayına başlamadan sosyal medyada tabiri caizse fırtınalar koparan yarışma geçtiğimiz Cumartesi akşamı nihayet başladı. Nihat Doğan’ın yarışma performansının özellikle merakla beklendiği ünlüler ekibi Pascal Nouma, Asena, Zeynep Tunuslu, Derya Büyükuncu, Özge Ulusoy ve Ebru Destan’dan oluşuyor.
Nihat Doğan beklenildiği gibi yarışmanın başladığı andan itibaren sosyal medya üzerinde ciddi bir mesaj trafiği yarattı. Gerek Twitter gerekse de Facebook üzerinde kullanıcılar bir yandan programı izlerken diğer yandan da fikirlerini paylaştılar. Sosyal ağ Facebook’da Nihat Doğan adına açılan hayran sayfası yaklaşık 225 bin kişi tarafından beğenilmiş durumda.
Teknolojik determinizm gibi görünüyor olsa da sosyal medya başta olmak üzere teknolojinin hayatımızın tahmin edemeyeceğimiz kadar ciddi bir bölümünü etkisi altına aldığını kabul etmek gerek. Survivor bunun ilk örneği değil, artık çoğumuz için bir alışkanlık haline geldi önemli maçlar, programlar, yarışmalar, etkinlikler sürerken canlı haber akışını takip etmek.
Amerika’dan da, ABD Başkanı Barack Obama’nın da It Begins With Us (Her şey bizimle başlar) adıyla bir kampanya başlattığı haberi geldi. Politikanın bir arada çalışan kişiler aracılığıyla yapıldığını savunan Obama iktidarında ciddi bir pay sahibi olan Sosyal Medyayı bir kez daha kullanarak YouTube, Twitter ve e-postalar yoluyla 2012 seçim kampanyasını şimdiden başlattı. Seçimlere 18 ay olabilir ancak, sosyal medyada ilişkiler ihmal edilmeye gelmiyor. Belki de geleneksel iletişimden bir farkı da bu. Sürekli orada olduğunuzu göstermek zorundasınız. Facebook üzerinde başlatılan Are You In? (Var Mısın?) uygulaması ile de erken bir nabız yoklamasının yapıldığı bu kampanyanın da içinde olduğu seçim kampanyalarına 1 milyar dolar civarında kaynak aktarılması bekleniyor. Önümüzdeki günlerde ülkemizde gerçekleşecek olan genel seçimler öncesinde de aday adayları şimdiden sosyal medyada seslerini duyurma çabasına girdiler.
Yine geçtiğimiz günlerde Facebook ile MIG arasında imzalanan anlaşma ile kullanıcıların sosyal ağı kullanarak programları takip etme ve oylama yapabilmesinin önü açılmış oldu. Uygulama ile güvenilir verilere ulaşılacağı ve uzun vadede SMS oylamalarının yerini alabileceği öngörüsünde bulunuluyor.
Bütün bu gelişmelere baktığımızda sosyal medyanın gücünün artık azımsanamayacak kadar arttığını söylemek mümkün. Nihat Doğan seven ya da sevmeyen birçok kişi tarafından sosyal medyada uzun süredir söylediği ya da söylemiş gibi gösterildiği mesajlarla paylaşımlara konu oluyordu, Obama’nın iktidara gelmesinde sosyal medyanın ciddi bir payı var ve sosyal ağlar sürekli olarak pazarlama ve reklam açısından uygulamalarını geliştirmek doğrultusunda çalışıyorlar. Yakın zamanda sosyal ağlar özellikle geleneksel medya verileri ve kamuoyu yoklamaları konusunda çok daha ciddi veriler sunmak için farklı uygulamalarla karşımıza çıkacak gibi görünüyor.
Kaynak: www.reklam.com.tr
| Ukash | Web tasarım ankara | tabela | african mango | v-pills